ANA SAYFA
İletişim
GALERİ
ZİYERETŞİ DEFTERİ
Elazığ Hakkında Bilgiler
KARİKATÜRLER-GÜLMEÇİZ
Elazığ Türküleri
KEPÇE ; DÜNYADAKİ YENİ KULAĞINIZ OLACAĞIZ
=> Laik hukuk ve cumhuriyet
=> Toplum baskısı
=> 'Ali topu Agop'a at!'
=> Hrant davasında savcılardan deliller saklanıyor
=> F tipinde
=> TUHAF BİR REFERANDUM
=> Can Dündar Ada tayyipp yakışıklı mı?
=> MEHMED UZUN
=> Can Dündar filler
=> Hayatımız zamanaşımı
=> Can Dündar Ada bahçede donla dolaşmak
=> Kaz Dağları
=> artık YETER
=> MUALLAK KILIÇ DEVRİ BAŞLADI ,ANAYASA MAHKEMESİNDE İLGİNÇ DÖNEM
=> Üzüm Üreticileri Fabrika Kuracak
=> Can Dündar Ada Askerler
=> rehineler
=> Sizi çok özleyeceğiz
=> Bahçesarayda Eğitim
=> Varoş Kralının İhtiyaç Listesi
=> SON DÜŞEN KALE
=> İNFAZLAR
=> samir amin yeni dünya düzeni hakkında
=> O Öldü! Hepimizin Gözü Aydın! (Aziz Nesin)
=> keklikler
=> AŞURA
=> DİNİN SAHİCİLİĞİ
=> on iki imam
=> MUHARREM MATEMİ VE MATEM ORUCU
=> NEWRUZ
=> 1 Mayıs 1977 Katliamı
SAKLAMA
ANKETE KATIL MA
"Ülkesini en çok seven, işini en iyi yapandır."
DÖRT GÜVERCİN
ZARİK Lİ RESİMLER
TÜRKÜLERİN DİLİ
ACIYI BAL EYLEDİK Yıldırım Türker
seta picture
KÖYÜM
 

MEHMED UZUN

Vasiyeti: Şiddete son

Vasiyeti: Şiddete son
Mehmed Uzun, 13 Temmuz 2006'da Diyarbakır'a yerleşmişti. Ölümüyle Türk ve Kürt edebiyatçıları üzen Uzun'un cenazesi yarın törenle toprağa verilecek. FOTOĞRAF: MUHSİN AKGÜN
Arkadaşı ve doktoru, 'Mehmed ilk ayağa kalktığında, şiddetin durdurulmasını talep edecekti' dedi. Uzun, Radikal'e de, 'Kürtler şiddetten uzaklaşmalı, demokrasi ve AB süreci için çalışmalı' demişti

12/10/2007 (172 kişi okudu)

RADİKAL - DİYARBAKIR - Modern Kürt romanının kurucusu Mehmed Uzun, Diyarbakır'da öldü. Önce İsveç, sonra ABD'de mide kanseri tedavisi gören Uzun, 13 Temmuz 2006 günü "Beni Diyarbakır iyileştirir" diyerek Diyarbakır'a gelmişti. 54 yaşındaki Uzun, yarın Diyarbakır'da toprağa verilecek.
Siyasal nedenlerle Türkiye'yi terk ederek uzun süre İsveç'te yaşayan yazar Mehmed Uzun, ilerleyen hastalığı geç fark edilince bir süre burada tedavi görmüş, ancak İsveç'teki hastaneden "Yapılacak bir şey yok" diyerek evine yollanmıştı. Dostları ve okurlarının girişimiyle ABD'ye götürülen Uzun'a, burada da doktorlar müdahale etmemişti.

Hastane önünde denbej divanı
Uzun, Diyarbakır'a geldiğinde 12 kişiden oluşan genç bir doktor ekibi tarafından tedavi altına alındı. Diyarbakırlıların etrafında sevgi çemberi oluşturduğu Uzun için Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi tedavi gördüğü Veni Vidi Hastanesi'nin karşısında Dağkapı Meydanı'nda çadır kurdu, burada 'dengbêjler divanı' oluşturuldu.
Uzun, gerçekten de 93 gün sonunda toparlanarak taburcu oldu. Taburcu olduğunda düzenlediği basın toplantısında "Beni Diyarbakır halkı ayağa kaldırdı" diyen Uzun, Diyarbakır 'ın romanını yazma sözü de verdi. Olmadı.
Zaman zaman hastaneye giderek tedavilerini sürdüren Uzun'un kalbi, dün sabahın ilk ışıklarına kadar beş kez durdu. Uzun, solunum yetmezliği sonucu Dicle Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde saat 11.05 'te öldü.

'Çocukluk arkadaşımdı...'
Diyarbakır Tabip Odası Başkanı Adem Avcıkıran, 'çocukluk arkadaşı'nın son anlarını anlattı:
"Hastalığı yaygındı. Mide kanseri akciğerlerini de sarmıştı. Çok kötü bir durumdaydı. Arkadaşlarımız yoğun çabayla 15 ay yaşatmayı başardılar. Tüm halkımızın ve okurlarının başı sağ olsun. Gerçekten çok duygu yüklüyüm. Çocukluk arkadaşımdı, beraber büyüdük. Kendisi son günlerde yoğunlaşan şiddetin durmasını talep ediyordu. 'Ben biraz kendime geleyim, ayağa kalkayım herkese çağrı yaparak bu şiddetin bir an önce durmasını talep edeceğim' diyordu."
Uzun'un cenazesi morga kaldırılırken, Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, DTP Grup Başkanvekili ve Diyarbakır Milletvekili Selehattin Demirtaş, DTP Diyarbakır Milletvekili Gülten Kışanak, Tabip Odası Başkanı Adem Avcıkıran, Baro Başkanı Sezgin Tanrıkulu, yazarlar, şairler ve sevenleri hastaneye akın etti. Baydemir, morg önünde "Kürt halkı çok değerli bir evladını yitirdi. Acımız büyük" dedi. Yazar Şehmus Diken de Uzun'un 30 yıllık arkadaşı olduğunu belirterek "Tüm sevenlerine başsağlığı diliyorum. Özel olarak istediği barıştı. Son ana kadar barış ağzından eksik olmadı" diye konuştu.

Cenaze töreni yarın
DTP Grup Başkanvekili Demirtaş da Kürtler açısından acı saatler, acı günler yaşadıklarını vurguladı: "Edebiyat dünyasının değerli insanlarından, Kürt halkının değerli aydını ürünleriyle, yaşamıyla her birimize örnek olmuş ve yolumuzu aydınlatma konusunda bir yaşam adamış değerli bir yazarımızı kaybettik. Bazı şahsiyetler vardır ki yeri doldurulamaz. Mehmed Uzun da bunların başında geleniydi."
Uzun, evli ve iki çocuk babasıydı. Taziyelerin Büyükşehir Belediyesi'ne ait Ofis semtindeki Konukevi'nde kabul edileceği belirtildi. Cenazeyse bayramın ikinci günü yani yarın Mardinkapı Mezarlığı'nda toprağa verilecek. Cenazenin birçok kentten gelen sevenlerini Diyarbakır'da buluşturması bekleniyor. (anka, aa, dha)


 

'Kürtler şiddeti öneren kimse ona kuşkuyla bakmalı, şiddet derin devleti güçlendiriyor'
Mehmed Uzun, Radikal'de yayımlanan son söyleşisinde 'Kürtlerin şiddete başvurmasını isteyenler var. Bunlar ne Kürtlerin ne de Türkiye'nin dostları' demişti

İSTANBUL - Mehmed Uzun, 16 Temmuz'da Radikal'e verdiği son röportajda şiddetin bitmesini istemişti. 'Neşe Düzel'in sorularını yanıtlayan Uzun, şiddetsiz bir geleceğe olan inancını vurguladı:
"Ben Mezopotamya'nın kutsal gücüne hep inandım. Bunu romanlarımda anlattım. Ölüm döşeğindeyken Diyarbakır'a gelişimin bir sebebi de buydu. Bu toprakların şiddetin, çatışmanın, geri kalmışlığın mekânı haline gelmesi beni çok üzüyor. Ben Mezopotamya'nın tekrar eski işlevine dönebileceğine inanıyorum. Ama tabii bunun için demokrasi gerekli. Ciddi reformlar ve uygar bir yaşam tarzı gerekli. Bu topraklar tarihte ilk uygarlıkların, bütün yaratıcı eylemlerin, düşüncelerin oluştuğu yerdir. Dillerin, dinlerin, kimliklerin, kültürlerin birlikte yaşadığı yerdir. Mezopotamya sabrın ve mucizelerin mekânıdır"
"Kürtlerin şiddete başvurmasını isteyenler var. Bunlar ne Kürtlerin ne de Türkiye'nin dostları" diyen Uzun, 'Kim bunlar sizce' sorusunuysa şöyle yanıtlamıştı: "Ülkedeki karanlık güçlerdir ve büyük ihtimalle Türkiye'yle sorunları olan ülkelerdir. Amerika ve Avrupa'yı kastetmiyorum. Türkiye'nin, Suriye, İran, Rusya türü ülkelerle fazlasıyla sorunları var. Zira Türkiye Kürt sorununu çözmüyor. Çözmediği sürece başkası bunu kullanır. Kürtler, kendisine şiddeti kim öneriyorsa ona kuşkuyla bakmalı. Şiddet, Türkiye'yi demokratikleşmeden uzaklaştırıyor, derin devleti, otoriter güçleri, milliyetçiliği güçlendiriyor."
İsveç'teki doktorlarının kendisine '10 günlük ömrün var' dediğini anlatan Uzun, söyleşide Diyarbakır'da gördüğü sevgi ortamından da söz etmişti: "Milyonlarca insan dualar okuyor, mevlitler okutuyordu. Otobüslerle topluca hastaneye geliyorlardı. Ben göremiyordum ama kaldığım hastanenin çevresi binlerce insanla devamlı doluydu. Hastanede çok iyi tedavi gördüm. Kısa zamanda toparlanmaya başladım. Diyarbakır'da huzur buldum." (Radikal)


 

Ölüm üzerine....
Yaşar Kemal ve Mehmed Uzun, şubatta 'Mehmed Uzun'un Anlatısı' başlıklı sempozyumda bir araya gelmişti. Uzun burada "Ölümsüz eserler yaratmak isteyenler, ölümü tamamen unutmak zorunda" demişti.
FOTOĞRAF: MUHSİN AKGÜN


'Modern Kürt romanının kurucusu' Mehmed Uzun, ölümünden önce uluslararası bir sempozyuma konu oldu. Uzun, 17 Şubat 2007'de Bilgi Üniversitesi'nde 'Mehmed Uzun'un Anlatısı' adlı uluslararası sempozyumun kapanışında, "Ölümsüz eserler yaratmak isteyenler, ölümü tamamıyla unutmak zorundadırlar" demişti. Uzun, Ankara'da yapılan 'Türkiye Barışını Arıyor Konferansı'naysa sağlık durumu nedeniyle katılamamış, bir mektup göndermişti. Uzun, mektubunda, "Ölümsüz birey yoktur ama, bireyler tarafından yaratılan ölümsüz eserler ve bu eserlerin tümünden oluşan ölümsüz insanlar vardır. Barış sadece ölümsüz bir eser değil, insan aklının yarattığı en önemli erdemli iştir" demişti.


 

'Barış destekçisi bir ses sustu'
Yılmaz Erdoğan (Oyuncu-yönetmen): Çok sevdiğim bir dostumdu. Önemli bir yazardı. Çok çok üzgünüm.
Ahmet Ümit (Yazar): Çok da güçlü olmayan Kürt edebiyatı ve elbette ki Türk edebiyatı için büyük kayıp. Özellikle silahların patladığı, şiddettin arttığı bir ortamda Kürt halkının kültürünü geliştirmek için didinen bir ustaydı o. Mehmed Uzun'un açtığı, aydınlattığı yolda kanın durması, barışçıl bir çözüm bulunması en büyük dileğim. Onun yolu en doğru yoldu.
Muhsin Kızılkaya (Yazar): Sürgün hayatı, yaşanmamışlıklar, yasaklanmış bir dili ispatlama çabası... Tüm bunlar 54 yıla sığdı. 54 yaş, hayatını düzene soktuğu, belki rahata erdiği bir dönemdi. Bunların mürüvvetini göremedi.
Semih Gümüş (Eleştirmen): Edebiyata gönül verip yaşam boyu eğitimini gördüğü Türkçeyle de yazabilirdi romanlarını, ama o anadilinde yazmaya karar verdi. Kürtçenin bizim topraklarımızda da nitelikli bir edebiyat dili olabileceğini göstermek için verilen uğraşların öncüsüdür o. Öte yandan, Kürt sorununun barışçıl ve demokratik çözümü için son yıllarda gösterdiği çaba da unutulmaz.
Murat Uyurkulak (Yazar): Mehmed Uzun bu toprakların kadim halklarına gönderilmiş armağandı. Bu ülkede gerçek kardeşliğin daim olması için yazdı. Türkler ve Kürtler Mehmed Uzun'un daha çoook uzun yaşayacağını biliyor. Yaşasın Memed Uzun, yaşasın barış!
Necmiye Alpay (Eleştirmen): Mehmed Uzun ile Kürt sorunu öylesine iç içe geçmiş durumda ki, onun ölümünü son zamanların gelişmeleriyle birlikte düşünmekten kendimi alamıyorum. Çok açık olan nokta şu: Mehmed Uzun'la birlikte, hem edebiyatın yaratıcılarından birini, hem de barışın desteklerinden birini yitirdik.
Firat Cewerî (Yazar): Türkçe ve İsveççeyi iyi bildiği halde Kürtçe yazmakta direnen Mehmed Uzun, modern Kürt edebiyatını evrenselliğe taşıma yönünde epey ter dökmüştür. Hor görülen, yasaklanan, amansız bir baskı altında olan bir dilin yazarı, kardeşliğin ve barışın sesi olmaya devam etti.


 

54 yılda, dünyaya 20 ayrı dilden ulaştı
TU (Sen), Roman, 1985;
Mirina Kalekî Rind (Yaşlı Rind'in Ölümü), Roman, 1987; Siya Evînê (Yitik Bir Aşkın Gölgesinde), Roman, 1989; Rojek ji Rojên Evdalê Zeynikê (Abdal'ın Bir Günü), Roman, 1991; Destpêka Edebiyata Kurdî (Kürt Edebiyatına Giriş), İnceleme, 1992; Hêz û Bedewiya Pênûsê (Kalemin Gücü ve Görkemi), Denemeler, 1993; Mirina Egîdekî (Bir Yiğidin Destanı), Destan-Ağıt, 1993; Världen i Sverige (Tüm Dünya İsveç'te), Edebiyat Antolojisi, M. Grive ile Birlikte, 1995; Antolojiya Edebiyata Kurdî (Kürt Edebiyatı Antolojisi), Antoloji, iki cilt, 1995; Bîra Qederê (Kader Kuyusu), Roman, 1995; Nar Çiçekleri, Deneme, 1996; Ziman û Roman (Dil ve Roman), Söyleşiler, 1997; Bir Dil Yaratmak, Söyleşiler, 1997; Dengbêjlerim, Deneme, 1998; Ronî Mîna Evînê - Tarî Mîna Mirinê (Aşk Gibi Aydınlık Ölüm Gibi Karanlık), Roman, 1998; Zincirlenmiş Zamanlar Zincirlenmiş Sözcükler, Deneme, 2002; Dicle'nin Sesi
I - Hawara Dîcleyê (Dicle'nin Yakarışı), Roman, 2002; Diclenin Sesi II - Dicle'nin Sürgünleri, Roman, 2003; Ruhun Gökkuşağı, Roman,2005; Küllerinden Doğan Dil ve Roman, Söyleşiler, 2005; Bir Romanın Hatıra Defteri, 2007. 20 dile çevrilen Uzun'un bütün eserleri İthaki Yayınları tarafından yayımlanıyor.


Bugün 16209 ziyaretçi (35001 klik) kişi burdaydı!
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=